Fikralar
KIM:
Birkac Fransiz kantinde gevezelik ederken iclerinden biri sorar :
-Gutenberg kim. Biliyormusunuz?
-Hayir, der otekiler.
-Guzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Gutenberg’in basim makinasini bulan kisi oldugunu bilecektiniz…. Ya Panmentier’i?
-Hayir, der otekiler.
-Guzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Panmentier’in patatesi bulan kisi oldugunu bilecektiniz.Eger gece kurslarina gitmezseniz yasam boyunca….
Iste ozaman, aralarinda lehimci olani ofkelenip patlar :
-Oldu, anlastik! Gutenberg’i, Panmentier’i bilmiyoruz. Sen Totoche kim biliyormusun?
-Hayir!
-Peki oyle iste ogren! Totoche, sen gece kurslarina giderken karinla yatan heriftir!
ÇIKTIĞIM YER:
Belli bir yaştan sonra Afacan merağından sormaya başlamış:
- Anne, ben nerden çıktım?
Anne bakmış olacak gibi değil, duvarda ki soba deliğini gösterip, işte ordan demiş. Artık bizim afacan öğrendi ya, eve her gelip gidene, duvardaki soba deliğini gösterip ben ordan çıktım, ben o deliktem çıktım, demeye.
Anne, baba bakmış olacak gibi değil. Şuna bir care bulalım, çok ayıp oluyor elaleme demişler. Baba:
- Merak etme hanım, hafta sonu ben orasını alçı ile bir güzel kapatırım. Böylece oğlanda unutur gider.
Dedikleri gibi bunlar hafta sonu alçıyı hazırlayıp kolları sıvamışlar. Kadın daha iriyarı olduğundan kocasını omuzlarına alıp işe koyulmuşlar. Tam o esnada kapının zili çalmış. Afacan koşup açmış kapıyı ve gelen misafirlere şöyle bir bakmış:
- Oğlum baban ve annen neredeler? diye sormuş misafir.
- Amca, demiş afacan. Babam, annemin üstüne çıkıp şu an benim çıktığım deliği kapatıyor.
VIAGRA:
Adamın biri bir eczaneye girer,viagra istiyorum der.Eczacı cıkarıp viagrayı verir.
Adam sorar…
Kac para diye
beş lira der eczacı
Adam yüz lira uzatır paranın üstünü bekler.
Eczacıda bozuk yok,parayı bozdurup gelmesini ister.
Adam tamam bende manava uğrayacam onda bozdurup gelirim der.
Aynı durum manavda da olur bozuk cıkmaz .Adam o zaman kasapta bozdurayım der manava.
Kasaptada bozuk cıkmaz eti alıp bakkala gecer.Bakkaldada bozuk cıkmaz erzakları alıp gider.
Ertesi gün olur eczacıya başka bir müşteri gelir.
-viagra istiyorum der.
-Kaç para
eczacı
-yüz lira der.
Adam şaşırır.
-Bu kadar pahalı olduguna göre işe yarıyormu diye sorar.
Eczacıda
-Offf hemde nasıl daha dün bir müşteri geldi daha cebine koyarkenden beni mikti, manavı mikti, kasabı mikti, bakkalı mikti der.
MUTFAK:
Bir Türk Ingiltere’ye yerlesmeye karar verir ve dogal olarak da yerlesecek ev aramaya baslar. Bir türlü aradigi evsafta ev bulamaz. Mutlaka bir problem çikar. Ya odalari küçüktür, ya balkonu yoktur v.s..
Esiyle birlikte bir emlak komisyoncusuna basvururlar, komisyoncu onlari bir eve götürür ki ev muhtesem… Derya deniz manzarali, kat kaloriferli, bahçeli, 4 oda 2 salon, salamanje…
Yalniz evin mutfagi ufaciciktir. Mutfagi en çok kullanacak kisi olan evin hanimi ise buna çok üzülerek kocasina döner ve “Fakat, Muaffak… Ne yapsak? Bu mutfak çok ufak…” deyince,
Komisyoncu saskinlikla ve isaret parmagini sallayarak çifte söyle der: “No fuck, no suck in the kitchen!…”
YAŞLI ÇİFTÇİ:
Yaşlı çiftçi çok kötü bir yıl geçirmiş..
Ektiği bütün mısırlar perişan olmuş, buğday deseniz öyle, elinde satabileceği tek geçinebilme ümidi armut var. Doldurmuş sepete tutmuş şehrin yolunu..Karşısına çıkan ilk evin kapısını çalmış, kapıyı tamamen içini gösteren tülden sabahlık giymiş bir sarışın açmış, seksi bir ses tonuyla “Evet tatlım..” demiş,”Senin için ne yapabilirim?..” Bir an şaşkınlığından kurtulup “Satılık çok güzel armutlarım var..” demiş yaşlı çiftçi.. Adamın heyecanlandığını hisseden afetoyununa devam edip sabahlığın üst kısmını açıp “Armutların bu kadar iri ve sert mi?..” diye sormuş..
“Ahh.. Evet..” demiş çiftçi inleyerek, “Gerçekten çok güzeller..” Sabahlığın kemerini tamamen açıp bütün vücudunu göstermiş fıstık, “Bu kadar iştah açıcı mı armutların?..” Başlamış yaşlı çiftçi ağlamaya.. “Neden o gözyaşları bir tanem?..” “Bayan..” demiş çiftçi hıçkırarak, “Süne zararlısı buğdayı perişan etti, kımıl iti mısırı berbat etti, orospunun teki armutları bedava alacak.. Ben ağlamayayım da kimler ağlasın?..”
POZISYON:
Karı-koca doktorlarına hamilelik boyunca seks yapıp yapamayacaklarını sormuşlar..
“Tabii yapabilirsiniz..” demiş doktor..
“Yalnız aylara göre değiştireceğiniz seks pozisyonları vardır..
İlk 3 ay normal seks düzeninizi bozmayacaksınız..
İkinci 3 ayda köpek pozisyonu, son 3 ayda ise kurt pozisyonu..
“Kurt pozisyonu mu?..” diye sormuş adam,”Nedir o?..”
“Çok basit..” demiş doktor:
“Mağaranın kapısının önünde yat ve ulu..!”
ECZACI:
Kız sevgilisini ailesiyle tanıştırmak için eve cağırmış.Onlar gidincede demiş ve susmuş.Çocuk “Tamam anladım” demiş ve gülmüş.Akşam çocuk eczaneye gitmiş ve prezarvatif almış. Eczacı “Akşam haraketli geçicek galba” diyerek gülmüş.
Delikanlı yemeğe otururken kelime-i şahadet getirmiş.Kız “Ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum.”demiş.Delikanlı da “Ben de babanın eczacı olduğunu bilmiyordum” demiş.
VAR MI?:
Bir gün karısı kocasını işe yollar ve hemen ardından kapı çalar. Kadın kapıyı açar ve bir adam “hanımefendi vajinanız var mı?”diye sorar.
Kadın kapıyı hemen kapatır.
Bu olay bir kaç gün devam eder ve kadın dayanamayıpp kocasına söyler. Ertesi gün adam bezbol sopası ile kapının arkasında bekler ve kapı çalar. Kadın kapıyı açar ve adam”hanımefendi vajinanız var mı?”diye aynı soruyu sorar kadın “var allahın belası var” der.
Tam adam çıkıp vuracak adam “o zaman kocanızada gösterinde iki günde bir karımı becerip durmasın”der.
Fıkra fıkralar fıkra oku komik fıkralar karadeniz fıkraları en güzel fıkralar ile ilgili aradığınız her şeyi bu sitede bulabilirsiniz.

